aile-hukuku

Aile Hukukunda Nişanlanma

Nişanlanmak Nedir

Evlenmeye ehil kişilerce evlilik vaadi içeren her türlü akit nişanlanma anlamına gelir.

Nişanlanmanın Hukuki Niteliği

Türk Medeni Kanununda nişanlanmayla ilgili hüküm Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.” şeklinde tanımlanmıştır.

Nişanlanmanın geçerlilik koşulları

Yine aynı kanunda Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. şeklinde hüküm bulunmaktadır. Bunun anlamı henüz reşit olmayan kişilerin de nişanlanabileceği, ancak bu nişanlanmanın hukuki geçerlik kazanması için yasal temsilcilerinin bu durumu onaylaması gerektiğidir.

Diğer yandan kişilerin nişanlanabilmesi için evlilik ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Evlenemeyecek kişilerin nişanlanması da söz konusu olamaz. Burada bir çok ayrım söz konusudur. Kanun tarafından yasaklanan evlilikler, zaten evli olan kişiler bunlara örnek olabilir.

Nişanlanma Ehliyeti Nedir

Nişanlanma ehliyeti evlilik ehliyetidir. Tarafların evlenebilecek durumda olmalarıdır.

Nişanlanma Yaşı

Nişanlanma yaşı olarak kanunda ayrıca bir yaş belirlenmemiş olup, evlilik şartlarında belirlenin yaş burada da geçerlidir. Buna göre;

Kanuna göre kişiler 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez.

Ancak olağanüstü durumlarda 16 yaşını dolduranlar hakim izniyle evlenebilirler.

Nişanlanma Sözleri

Evlilik vaadini içeren her türlü söz ile karşılıklı icap kabul nişanlanma koşullarını tamamlar.

Nişanlılığın Hükümleri

DAVA HAKKININ BULUNMAMASI

Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

Evlenmeden kaçınma hali için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

NİŞANIN BOZULMASININ SONUÇLARI

1. MADDİ TAZMİNAT

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakarlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır

Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

2. MANEVİ TAZMİNAT

Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir

HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır

ZAMANAŞIMI

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar

KONUYLA İLGİLİ YARGITAY KARARI

3. Hukuk Dairesi 2009/8106 E., 2009/10088 K.

GÖREV NİŞAN HEDİYELERİ NİŞANLANMA 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 118 ] 4787 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA… [ Madde 1 ] 4787 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA… [ Madde 4 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 1 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 8 ]

“İçtihat Metni”

Dava dilekçesinde, nişan hediyelerinin aynen veya bedeli 16.960 TL’nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.

Davada, nişan hediyelerinin aynen veya bedeli 16.960 TL’nin iadesi istenilmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.

Somut olayda, her ne kadar davanın niteliği “nişan bozulması nedeniyle eşyaların iadesi” davası olarak adlandırılmış ve bu nedenle de Aile Mahkemesi tarafından yargılama yapılarak sonucuna uygun karar verilmiş ise de; davacının 09.02.2004 tarihinden beri Fas uyruklu bir bayanla evli olduğu ve bu evliliği Modena Mahkemesi’ne 18.12.2008 tarihinde açtıkları dava sonucu boşanma kararı verilerek sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Davalının ise 21.09.2006 tarihinde nişanlandığı ve davalıdan ayrılma sebebinin de bu olaya dayandığı anlaşılmaktadır.

Yine, TMK’nın 118. maddesi hükmüne göre; “nişanlanma, evlenme vaadiyle olur”. Gerçekte evli olan birisi bir başkası ile yeniden nişanlanma akdi yapamaz. Şayet yapılmış ise, yapılan bu akit geçersiz olup, yasal anlamda nişan akdi olarak kabulü olanaksızdır.

Bu durumda da Aile Mahkemesi tarafından yargılama yapılması mümkün değildir.

Görev, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen nazara alınması gerekmektedir.

O halde, dava konusu alacak genel hükümlere tabi alacak davası niteliğinde olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 1. maddesi ile 4. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi halinde, bu tür davaların Aile Mahkemelerinin görevi dahilinde olmadığı, bu nedenle mahkemece, miktar itibariyle davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Leave a comment

Online Danışmanlık
1
Avukata Danışın
Merhaba 👋 Size yardımcı olabilir miyiz?